İsmi Azam Duası

İsmi Azam Nedir, İsmi Azamın Duası, İsmi Azam Duası,

İsm-i a’zam duası, kesin belli değildir. Peygamber efendimiz, ism-i a’zam duası hakkında bazı işaretler bildirmiştir.

Hz. Aişe validemiz anlatır: Resulullah, duanın kabul olmasına sebep olan ism-i a’zamı bilip bilmediğimi sordu. Bilmediğimi söyleyince, ‘‘Ya Aişe onu öğretmek, onunla dünya için birşey istemek uygun olmaz’‘ buyurdu. Kalkıp abdest aldım ve iki rekat namaz kılıp, ‘‘Allahümme inni ed’ukellah ve ed’ukerrahman ve ed’ukelberrerrahim ve ed’uke biesmaikelhusna külleha ma alimetü minha ve ma lem a’lem entagfireli ve terhameni’‘ duasını okudum. Gülümsiyerek ‘‘İsm-i a’zam, okuduğun duanın içindedir’‘ buyurdu.

Peygamber efendimiz, ‘‘Allahümme inni es-elüke bienne lekelhamde la ilahe illa ente ya hannan, ya mennan, ya bediassemavati vel erdı, ya zel-celali vel-ikram’‘ okuyan kişiye buyurdu ki:

‘‘İsm-i a’zamla dilekte bulundun, bununla dua edilince, o dua kabul olur ve bu dua ile bir dilekte bulununca, dileği yerine gelir.’‘

Başka bir zaman da, İsm-i a’zam, ‘‘Ve ilahüküm ilahün vahid, la ilahe illa hüverrahmanürrahim’‘ ayeti ile ‘‘Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum’‘ ayeti içindedir’‘ buyurdu.

Hazret-i Ali’nin bildirdiği ism-i a’zam duası var. ‘‘Bu duaya sımsıkı sarılın. Çünkü o Arş-ı a’zamın hazinelerinden bir hazinedir.’‘ buyurduğu dua şöyle:

‘‘Allahümme inni es’elüke ya alimel hafiyye, ve ya men-is-semau bikudretihi mebniyye, ve ya men-il-erdu biizzetihi mudhıyye, ve ya men-iş- şemsü vel-kameru binuri celalihi müşrika ve mudıyye ve ya mukbilen ala külli nefsin mü’minetin zekiyye ve ya müsekkine ra’b-el-haifine ve ehl-et- takıyye, ya men havaicul-halki indehü makdıyye, ya men neca Yusüfe min rıkk-il-ubudiyye, ya men leyse lehü bevvabün yunadi vela sahibun yağşa ve la vezirun yu’ti ve la gayruhu rabbün yud’a ve la yezdadu ala kesretil-havaici illa keremen ve cuden ve sallallahu ala Muhammedin ve alihi ve a’tini süali inneke ala külli şey’in kadir.’‘

Duaya, e’uzü besmele, Allahü tealaya hamdü sena ve Resulüne salatü selam ile başlamalıdır! Peygamber efendimiz, duaya başlarken, ‘‘Sübhane Rabbiyel aliyyil a’lel vehhab’‘ derdi. Allahü teala, salevat-ı şerifeyi kabul eder. Duanın başı ve sonu kabul olunca ortasının kabul olmaması düşünülmez.

Peygamber efendimiz, ‘‘Allahü tealaya günah işlemiyen dil ile dua edin’‘ buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulanacağı sual edilince, ‘‘Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir’‘ buyurdu. Yine buyurdu ki:’‘ Duanın kabul olması için iki şey lazımdır. Duayı ihlas ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helaldan olmalıdır. ‘‘