Hz.Muhammed’in Kureyş’e Duası

Hz.Muhammed’in Kureyş’e Duası, Hz.Muhammed (sav)’in Kureyş’e Yaptığı, Ettiği, Dua Nedir, Hangisidir

İbnu Mes’ud (Radıyallahu Anh) anlatıyor:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kâbe’nin yanında namaz kı­larken, Ebu Cehil ve arkadaşları da orada oturuyordu. Bir gün öncesi bir deve kesilmişti. Ebu Cehil arkadaşlarına:

– Falan ailenin kestiği devenin işkembesini kim getirip, secdeye gi­dince Muhammed’in omuzları arasına bırakacak?

Oradakilerin en bedbahtı fırlayıp işkembeyi kaptığı gibi, Rasulullah secdeye kapanınca iki omuzu arasına bıraktı. Buna hepsi güldüler, ke­yiflerinden birbirlerinin üzerine eğilmeye başladılar. Ben biraz uzak­larında ayakta durmuş onlara bakıyordum. Eğer bir destekçim olsaydı onu sırtından atardım. Rasulullah secdede idi, başını kaldırmıyordu. Derken biri kalkıp Fatıma’ya haber verdi. O, henüz küçük bir kızcağız­dı, geldi, işkembeyi sırtından yere attı. Sonra onlara yönelip, hakaretler savurdu. Rasulullah namazını tamamlayınca, sesini yükseltti ve hepsine bedduada bulundu. Rasulullah dua etti mi üç kere tekrar ederdi, bir şey isteyince de üç kere isterdi.

Namazı bitince:

Allah’ım, Kureyş’in helakını sana havale ediyorum! dedi ve üç kere tekrar etti. Rasulullah’ın sesi kulaklarına gelince onlardan gülme gitti. Duasından korkuya düştüler. Beddua edince bu onlara çok ağır geldi. Zira onlar bu beldede yapılan duaların kabul edildiğini biliyor­lardı.

Sonra Rasulullah:

– Ey Allah’ım! Ihnu Hişam’ın, Utbe İbnu Rebia’nın, Şey be İbnu Rebia ’nını, Velil İbnu Utbe’nin, Ümeyye İbnu Halefin, Utbe Ibnu Ebi Muayt’ın helaklerini sana havale ediyorum, dedi. Bir yedinciyi de zikretmişti, aklımda tutamadım. Muhammed’i hak ile gönderen Zat-ı Ziilcelal’e yemin olsun, Rasulullah’ın ismen zikrettiği bu adamları, Be­dir günü hep yerlere serilmiş gördüm. Bunlar, sonra da kuyuya, Bedir kuyusuna sürüklenip atıldılar.”